Yemeğin Buğusuna Akçenin Sesi

Nasreddin Hoca15.623 okunma1 paylaşım3 favori37 tavsiye

Nasreddin Hoca Akşehir'de kadılık vazifesini yürütürken karşısına iki adam çıkmış. Birisi öteden beri cimriliği ile tanınmış bir aşçı, diğeri de boynu bükük bir fakir. Aşçı sözü almış:
- Hocam demiş, ben bu adamdan davacıyım. Dükkanın önünde fasulye pişiriyordum. Tencerenin kenarından buğusu çıkıyordu yemeğin. Bu adam elinde somunla geldi. Kopardığı lokmaları yemeğin buğusuna tutup başladı atıştırmaya. Nihayet koca bir ekmeği bitirdi. Ondan fasulye buğusunun parasını istedim, vermedi.
Nasreddin Hoca anlatılanları dikkatlice dinledikten sonra fakire dönüp:
- Doğru mu bunlar? diye sormuş.
- Evet, demiş fakir adam.
- Öyleyse para kesesini çıkar bakalım.
Zavallı fakir kadı efendiye karşı gelememiş. İçinde üç beş akçe bulunan para kesesini Hoca' ya uzatmış. Bu sefer aşçıyı çağırmış yanına. Keseyi kulağına yaklaştırarak şıngırdatmaya başlamış. Sonra da:
- Haydi demiş aldın işte alacağını. Aşçı:
- Nasıl olur? diye şaşkınlığını belli etmiş. Paramı vermediniz henüz. Hoca cevap vermiş:
- Fazla uzatma, yemeğin buğusunu satan akçenin de sesini alır elbet!

7.8/ 9 · 138 oy
Arkadaşınıza önerin

Adresi saklamıyoruz, yalnızca aynı fıkrayı tekrar göndermemek için tutuyoruz. Postada fıkranın başlığı ve bağlantısı olur.

Nasreddin Hoca kategorisinden

Nasreddin Hoca kategorisinin tamamı »

Rastgele başka bir fıkra »