Tuzlu Kahve

Hikayeler12.663 okunma381 paylaşım19 favoriGönderen: Hasan Keskiner

Kiza bir partide rastlamisti.. Harika birseydi. O gün pesinde o kadar delikanli vardı ki.. Partinin sonunda kizi kahve içmeye davet etti.

Kiz parti boyu dikkatini çekmeyen oglanin davetine sasirdi, ama tam bir kibarlik gösterisi yaparak kabul etti. Hemen kösedeki sirin kafeye oturdular. Delikanli öyle heyecanliydi ki, kalbinin çarpmasindan konusamiyordu. Onun bu hali kızın da huzurunu kaçirdi.. "Ben artık gideyim" demeye hazirlanirken, delikanli birden garsonu çağırdı..

"Bana biraz tuz getirir misiniz" dedi.. "Kahveme koymak için.."

Yan masalardan bile şaşkın yüzler delikanliya baktı..

Kahveye tuz!..

Delikanli kipkirmizi oldu utançtan, ama tuzu kahvesine döktü ve içmeye başladı. Kiz, merakla "Garip bir agiz tadiniz var" dedi..

Delikanli anlattı:

"Çocukken deniz kenarında yasardik. Hep deniz kenarında ve denizde oynardim. Denizin tuzlu suyunun tadi agzimdan hiç eksilmedi. Bu tatla büyüdüm ben.. Bu tadi çok sevdim. Kahveme tuz koymam bundan. Ne zaman o tuzlu tadi dilimde hissetsem, çocuklugumu, deniz kenarindaki evimizi ve mutlu ailemi hatirliyorum. . Annemle babam hala o deniz kenarında oturuyorlar.. Onları ve evimi öyle özlüyorum ki.."

Bunlari söylerken gözleri nemlenmisti delikanlının.. Kiz dinlediklerinden çok duygulanmisti.

Içini bu kadar samimi döken, evini, ailesini bu kadar özleyen bir adam, evi, aileyi seven biri olmalıydı. Evini düsünen, evini arayan, evini sakinan biri.. Ev duyusu olan biri..

Kiz da konusmaya başladı.. Onun da evi uzaklardaydi.. Çocuklugu gibi.. O da ailesini anlattı. Çok sirin bir sohbet olmustu.. Tatlı ve sıcak.. Ve de bu sohbet öykümüzün harikulade güzel baslangici olmustu tabii.. Bulusmaya devam ettiler ve her güzel öyküde oldugu gibi, prenses, prensle evlendi. Ve de sonuna kadar çok mutlu yasadilar. Prenses ne zaman kahve yapsa prensine içine bir kaşık tuz koydu, hayat boyu.. Onun böyle sevdiğini biliyordu çünkü.. 40 yil sonra, adam dünyaya veda etti.

"Ölümümden sonra aç" diye bir mektup birakmisti sevgili karısına.. Söyle diyordu, satirlarinda..

"Sevgilim, bir tanem..

Lütfen beni affet. Bütün hayatimizi bir yalan üzerine kurdugum için beni affet. Sana hayatimda bir tek kere yalan söyledim.. Tuzlu kahvede.. Ilk bulustugumuz günü hatirliyor musun?.Öyle heyecanli ve gergindim ki, şeker diyecekken 'Tuz' çıktı agzimdan.. Sen ve herkes bana bakarken, degistirmeye o kadar utandim ki, yalanla devam ettim. Bu yalanin bizim iliskimizin temeli olacagi hiç aklıma gelmemisti. Sana gerçeği anlatmayi defalarca düşündüm. Ama her defasinda korkudan vazgeçtim.

Şimdi ölüyorum ve artık korkmam için hiçbir sebep yok.. Iste gerçek.. Ben tuzlu kahve sevmem. O garip ve rezil bir tat.. Ama seni tanidigim andan itibaren bu rezil kahveyi içtim. Hem de zerre pişmanlık duymadan. Seninle olmak hayatimin en büyük mutluluğu idi ve ben bu mutluluğu tuzlu kahveye borçluydum. Dünyaya bir daha gelsem, herseyi yeniden yasamak, seni yeniden tanımak ve bütün hayatimi yeniden seninle geçirmek isterim, ikinci bir hayat boyu daha tuzlu kahve içmek zorunda kalsam da.."

Yaşlı kadının gözyaslari mektubu sirilsiklam islatti.

Lafi açildiginda birgün biri, kadına "Tuzlu kahve nasıl bir sey" diye soracak oldu..

Gözleri nemlendi kadının..

"Çok tatlı!.." dedi..

8.4/ 9 · 109 oy

Hikayeler kategorisinden

Hikayeler kategorisinin tamamı »

Rastgele başka bir fıkra »