Yarimin buğulu, kahve gözleri,
Seven bakışlarla, süzmüyor artık.
Benmişim sevdayı, yıkan serseri,
Aklıma bir muska, yazmıyor artık.
.
Sevgi bardağıydım, hasretle doldum.
Sesinden sözünden, uzakta kaldım.
Hüzüne dolaştım, kördüğüm oldum,
Tatlı dilleriyle, çözmüyor artık.
.
Ayrılık gününün, arefesinde,
Umut kuşu öldü, aşk kafesinde.
Mecnun'a bir mezar, son nefesinde,
Kirpik uçlarıyla, kazmıyor artık.
.
İsrafil'im oldu, öttürdü Sur'u,
Kıyamet kopardı, kaç günden beri.
Öyle bir inat ki, dönmüyor geri,
Sanki yemin etti, bozmuyor artık.
.
Yüreğim o gülün, divanesiydi.
Çilekeş ömrümün, nur tanesiydi,
Saçları çiçekli, çingenesiydi,
Sevda tefi çalıp, gezmiyor artık.
.
Bu gerçek mi, yoksa, rüya hali mi?
Bana layık gördü, bunca zulümü.
Sonbaharda açan, yaban gülümü,
Gönül pencereme, dizmiyor artık.
.
mehmet nacar
