Karınca Tito

Hikayeler1.433 okunma15 paylaşım2 favoriGönderen: Emine Gezer

Hikayeye göre;İtalyan yazar Lucianno düşünce suçlusuydu.4 metre karelik

bir

hücreye mahkum oldu, hem de tam 17 sene için! O kahrolası hücreye

yerleştiği birinci gün, her şey normaldi. Aradan birkaç hafta

geçti. Lucianno

düşünmeye başladı. Burada 17 sene nasıl geçer...

Aradan aylar geçti. Sanki her geçen gün biraz daha mahkum oluyordu

zavallı

hücresine. Bir sabah bir karıncanın burnunu ısırmasıyla uyandı

Lucianno. Onu

büyük bir titizlikle parmağının ucuna alıp 'acaba ' dedi. ! 'Acaba bu

karıncayı yetiştirip kendime bir dost yapabilir miyim? '

dedi. Kaybedecek

bir şeyi yoktu ve bu denemeye değerdi. Karıncayı yanı başında duran

küçük

sehpanın üzerine koydu. Karınca karıncalığını yapıp, kaçmaya çalıştıysa

da

Luci bırakmadı onu. Etrafını çevirerek karıncanın kaçmasına engel

oldu. Onunla konuşmaya ve onu eğitmeye kararlıydı. Başarabilirse

yalnızlığı

sona erecekti. Karınca ile tam üç sene uğraştı. Karşılıksız olsa da

konuştu

ve dertlerini anlattı ona. Birde isim taktı karıncaya. Tito...

Bir sabah Tito' sunun ona günaydın demesiyle uyandı Lucianno. Bu

duyabileceği en muhteşem sesti. Büyük bir heyecanla yatağından dışarıya

fırlayıp bağırmaya başladı:Konuştun, Tito sen konuştun. Nihayet

konuştun. Günaydın, günaydın, binlerce günaydın dostum...

Artık bir dostu vardı Lucianno'nun ve bunu hiç kimse

bilmiyordu. Tito'nun

varlığı yazarın en büyük sırrıydı. Kimse duymamalıydı. Gardiyan duymamalı

bu

rüya bitmemeliydi. Bu büyük dostluk tam 17 sene sürdü. Hiç kimse bilmedi

Tito'yu. Lucianno, Tito'ya tüm bildiklerini

öğretti. Konuşmayı, okumayı, yazmayı, dans etmeyi, şarkı söylemeyi, fikir

üretmeyi...Bildiği her şeyi öğretti. Kah ağladılar, kah güldüler...

Aradan tam 17 yıl geçti ve bir gün asık suratlı soğuk yüzlü gardiyan

demir

kapıyı araladı. Hazırlan yarın çıkıyorsun, dedi beton sesli

gardiyan. Gardiyan

gittikten sonra Lucianno ağlayarak karıncaya döndü. 'Bitti Tito. Bitti

büyük

dostum. Yarın çıkıyoruz, yarın özgürüz.' dedi. Tito'da ağladı. Yazar Titoya

sordu,'Söyle dostum yarın çıkar çıkmaz ilk ne yapalım?'Tito:'Gidelim

bir

bara ve hayvan gibi içelim' dedi Gülüştüler. Sabaha kadar

uyumadılar. Hayal

kurup bu bu fare kapanından farksız, lavabolu dikdörtgenin ilk defa

tadını

çıkardılar. Bir anda sanki hücre genişlemiş gibiydi...

Sabahın ilk ışıklarıyla son kez açıldı demir kapı. Kapıdan çıkarken son

kez

geri döndü ve ranzasına baktı italyan yazar. Sadece şu iki kelimeydi

ağzından dökülen:'Vay be...'Dışarı çıktılar...

Tito Lucianno'nun omzundaydı. Sabahın körüydü ve mevsim kıştı. Kar lapa

lapa

yağıyordu. Lucianno bavulunu havaya fırlattı ve 'özgürlük' diye

bağırdı. Tito

da bağırdı. Yağan kar umurlarında değildi. Yürüdüler kara inat

yürüdüler. Özgürlük sıcaklığına kar mı dayanır kış mı...

Nihayet bir barın önüne geldiler. Tito sordu "Şimdi biz buraya

girebilecek

miyiz?" Avazı çıktığı kadar 'biz artık özgürüz 'diye bağırdı

Lucianno. İçeriye girdiler. İçeride sızmış kalmış üç beş adamla kasanın

başında uyuya kalan barmenden başka kimse yoktu. Bir masaya oturdular...

Bir ara Lucianoo'nun gözü masanın yanındaki aynaya ilişti. Hapisten

çıktığında yaptığı gibi yeniden mırıldandı 'vay be 'Saçları bembeyaz

olmuştu, yüzü buruş buruştu. Yaşlanmıştı Lucianno. Tebessümüne aradan

sızan

birkaç damla göz yaşı karıştı. !Barmen bize iki bira getir ' diyebildi

titrek bir sesle. Barmen yerinden fırlayıp biraları getirdi. Bir adamın

iki

tane bira istemesinin sebebini bilmiyordu. Bilmesi de

gerekmiyordu, bilmekte

istemiyordu zaten. Biraları bıraktı ve kuş tüyü kasasına geri döndü...

Lucianno omzundaki dostunu bardağın içine attı. İçtiler. Tito da

içti. İçtikçe

keyiflendiler. Bir ara Tito bardaktan fırlayıp masanın üzerinde dans

etmeye

başladı. Elini yüzüne koyup masanın üzerine yaslanmış olan Lucianno

büyük

bir gururla kendi yetiştirdiği dostunun dansını izledi. Bir an durdu ve

'ne

günlerdi be Tito ' dedi. Dertleştiler, biraz sonra yine dans etmeye

başladı

Tito...

Tito dans ediyor. Lucianno korkunç bir keyifle bu muazzam manzarayı

izliyordu. Bunu mutlaka birilerine anlatmalıydı. İyi bir şey yapmanın

belki

de en keyifli yanıydı onu biriyle paylaşmak. Ama Lucianno bu keyfi 17

sene

hiç yaşamamıştı...

Özgürlüğünün bu birinci gününde, yıllarca gizli tuttuğu bu büyük ve onur

verici sırrı birileriyle paylaşmalıydı. Etrafına baktı, barmenden başka

kimse

yoktu.'Barmen, barmen!'diye seslendi. Barmen yarı uykulu, Lucianno'nun

masasına geldi. Lucianno dans eden Tito'yu işaret ederek, büyük bir

heyecanla 'Barmen şuna bir baksana, şuna bir bak...'dedi. Barmen sessizce

parmağını Tito'nun üzerine götürdü.'Çok af edersiniz beyefendi

!'diyerek

Tito'yu ezdi...

Lucianno için Tito, en büyük dosttu,17 yıllık emekti. Barmen içinse

öylesine

bir böcekti...

5.9/ 9 · 12 oy

Hikayeler kategorisinden

Hikayeler kategorisinin tamamı »

Rastgele başka bir fıkra »