Kardeşlik

Hikayeler1.508 okunma15 paylaşım1 favoriGönderen: seyit

Bir zamanlar, birbirine bitisik iki çiftlikte yaşayan iki erkek kardeş vardı. Günlerden birgün bu iki kardeş arasında bir anlasmazlik basgösterdi. Iki kardeş arasında o zamana degin ilk kez görülen anlasmazlik, giderek büyüdü ve kardesler arasında ayriliga neden oldu. Iki kardeş, birbirlerine yalnızca küsmekle kalmadilar, yillardir ortaklasa kullandiklari tarim makinelerine degin sahip olduklari tüm araç gereçlerini ve mal varliklarini da ayirdilar. Küçük bir yanlış anlama sonucu baslayan anlasmazligi izleyen ayrılık, giderek büyüyen bir uçuruma dönüstü ve en sonunda yerini, karsilikli kullanilan hos olmayan sözlere birakti. Bunun arkasından da beklenenler oldu ve kardesler arasında önce siddetli bir kavga, sonra da ürkütücü bir sessizlik yasanmaya başladı. Bir sabah, bu iki kardesten büyügünün kapısına bir usta geldi. Elinde büyük bir marangoz çantasi vardı.

Ev sahibinden geçici bir is istedi:

-Yapılacak ufak tefek bir isiniz varsa, size yardımcı olmak isterim, dedi.

-Elimden hemen her is gelir. Birkaç gün çalisirim, isi bitiririm. Büyük kardesin aklına o an bir "is" geldi.

-Evet, sana göre bir isim var` dedi ve küçük

kardesinin çiftligini işaret etti.

-Su derenin karşısındaki çiftlik, komsumundur. Daha dogrusu, benim küçük kardesime aittir o çiftlik. Geçen haftaya dek benim çiftligimle onun çiftligi arasında bir otlak vardı. Sonra

o, buldozeriyle oraya irmak bendi

yaptı ve şimdi aramızda, otlak yerine, çiftliklerimizi birbirinden ayiran bir dere var. Is isteyen adam, büyük kardesin söylediklerini dikkatle dinledikten sonra sordu:

-Benden ne yapmami istiyorsunuz? dedi. Büyük kardeş önce kuskusunu, sonra da kararini

açikladi:-Kardeşim bunu, bana aci vermek için yapmış olabilir, dedi.-Fakat şimdi ben, onun yaptigindan daha büyük bir sey yapacağım. Bunlari söyledikten sonra adamı aldi, ahirlarin oldugu yere götürdü ve duvarin dibinde yigili duran kütükleri gösterdi: -Senden, bu kütükleri kullanarak, iki çiftlik arasında üç metre yükseklikte

bir çit yapmani istiyorum, dedi.

-Kaç gün çalisirsan çalış, nasıl yaparsan yap ama bana öyle bir çit yap ki,

gözlerim kardesimin çiftligini artık görmek zorunda kalmasin. Is arayan usta, başını salladi:-Sanırım durumu anladim, efendim, dedi.

-Şimdi bana çivilerin, kazma küregin yerini gösterin ki hemen isime baslayayim. Büyük kardeş ustaya kazma, küregin ve çivilerin oldugu yeri gösterdikten

sonra, alışveriş yapmak için kasabaya gitti. Usta ise, tüm gün boyunca ölçerek, keserek, çivileyerek sikı bir biçimde çalışmaya koyuldu. Aksam güneş batarken o işini bitirmiş, çiftlik sahibi büyük kardeş ise alisverisini tamamlamis, kasabadan dönüyordu. Çiftlige gelir gelmez ustanin yaptiklarina baktı ve saskinliktan gözleri, yuvalarindan firlayacakmis gibi açildi. Karşısında, yapilmasini istedigi çit yoktu ama, derenin bir yakasindan öteki yakasina uzanan görkemli bir köprü vardı. Biri kendi çiftliginin topragina,

öteki küçük kardesinin çiftliginin topragina oturtulmus sağlam iki ayak üzerinde, yanlarindaki

korkuluklarina varincaya dek tüm

ayrintilariyla yapilmis ve tam anlamiyla "ustaisi" denilecek kusursuzlukta bir köprü uzaniyordu. Büyük kardeş, hâlâ geçmeyen saskinligiyla bu köprüyü seyrederken, karşıdan

birinin geldigini gördü. Dikkatle baktiginda gelen kisinin, komşusu, yani küçük kardesi oldugunu anladi. Kardesi, kollarini iki yana açmış olarak köprünün karsi ucundan kendisine dogru yürüyordu.-Benim sana karsi yaptigim bunca haksizliga ve söyledigim bunca kötü sözlere karsin sen, bu köprüyü yaptirarak ne denli iyi ve ne denli büyük bir insan oldugunu gösterdin, dedi agabeyine.-Şimdi bir büyüklük daha yap ve sen de kollarini açarak bana gel...Köprünün iki ucundan ortaya dogru yürüyen kardesler, köprünün ortasında bir

araya geldiler ve özlemle kucaklastilar. Büyük kardeş bir ara arkasına baktiginda, çantasini toplayıp, oradan ayrilmakta olan ustayi gördü.

-Gitme, dur, bekle, diye seslendi ona.

-Sana yaptiracagim birkaç is daha var, çiftligimde...

Usta gülümsedi;-Ben buradaki isimi tamamladim, gitmem gerek, dedi ve ekledi:-Yapmam gereken daha çok köprü var. Köprüleri kurabilecek gücünüz hiç eksik olmasın, Köprüleri kurduktan sonra da, yikilmamasi için sık sık bakimini yapın, yani sevdiklerinize zaman ayirin, o köprü yoluyla sık sık gönüllerini ziyaret edin."

7.3/ 9 · 21 oy

Hikayeler kategorisinden

Hikayeler kategorisinin tamamı »

Rastgele başka bir fıkra »