Bilirsiniz kaplumbağalar biraz uzun yaşarlar, birazda yavaş yürürler. Üç kaplumbağa arkadaş bir piknik yapmaya karar vermişlerdi. Bütün hazırlıklarını tamamlayıp piknik yapacakları güzel bir yer bulmak üzere yola çıktılar. Az gittiler, uz gittiler, şurası suluydu, şurası kuruydu, burası fazla taşlı, şurası fazla kumlu diyerek yirmi sene yürüdükten sonra piknik yapabilecekleri güzel bir yer buldular. Buldukları yer gerçekten çok güzeldi. "Bu piknik yüzyılın pikniği olacak" diye düşündüler. Sofralarını hazırlayıp yemeklerinin başına oturdular. Tam yemeğe başlayacakları sırada içlerinden biri,
-Eyvah! tuzu evde unutmuşuz. Diye bağırınca, diğeri
-Yapma be, Bu yemeklerinde tuzsuz tadı tuzu olmaz, ne yapacağız şimdi?
İlk konuşan kaplumbağa üçüncüye dönerek,
-Ya bak ne diyeceğim? içimizde en gencimiz sensin, sana zahmet bir koşu eve gitte şu tuzu al gel. Ağız tadıyla bir piknik yapalım.
-Giderim ama bir şartla. Ben gelene kadar yemeklere dokunmayacağınıza söz verirsiniz.
-Saçmalama yahu, eğer tuzsuz yiyecek olsak zaten seni göndermeyiz. Hadi koçum vakit geçirmeden gitte gel.
Genç kaplumbağa "Peki o zaman" deyip yola çıktı.
Yirmi sene gidiş, yirmi sene geliş, aradan kırk sene geçti, kaplumbağa görünürlerde yok. Elli sene geçti yok. Atmış sene, yetmiş seksen sene geçer yok sofranın başında bekleyenlerden biri,
-Epey geç kaldı bu, Allah muhafaza başına bir iş gelmiş olmasın?
-Vallahi bilmiyorum ki. Karnımızda epey açıktı ne yapsakki?
-İstersen şurdan bir-iki lokma birşeyler atıştıralım, sonra yola çıkıp arayarak eve dönelim.
Böyle yapmaya karar verip tam ellerini yiyeceklere attıkları sırada eve tuz almaya giden çalıların arasından fırlar ve hışımla,
-Ulan böyle yapacağınızı bildim gitmedim burda bekledim.
Kaplumbağalar piknikte
Hayvanlar Alemi2 okunma
Henüz oy yokYazdır
