Tatarlarin inandigi gök tanrı Ülgen, bir gün 7 erkege 7 agaç vermiş ve
Altay daglarinin yamaçlarinda yasamalarini buyurmus. 7 erkek 7 ağacı dağın
yamaçlarina dikmisler ve yagmur sulariyla büyüyen agaçlarin meyve tohumlari
sonbaharda toprağa dökülünce agaç sayısı çogalmis, Altay daglarinin
yamaçlari orman haline gelmiş.
Aradan uzun zaman geçince gök Tanrı Ülgen meleklerinden birisini Altay
daglarina gönderip 7 erkek ve 7 agacin ne durumda olduklarını ögrenmesini
istemiş. Tanrinin melegi dag yamaçlarina vardiginda erkeklerin sayisinda
bir degisiklik olmadığını ama agaçlarin çogaldigini tanriya rapor etmiş.
Tanrı da melege erkeklerin bulundugu dag yamaçlarina kadın götürmesini ve
erkeklerin bu sayede çogalmalarini buyurmus. Melek ilk kadını yanına alip
dag yamacina geldiginde erkeklerin tamaminin agaçlarin bakimi ile
ilgilendigini görmüş ve kadını orada bulunan bir köpeğe emanet ederek
erkeklere haber vermeye gitmiş.
Kadını dag eteklerinde tek başına gören seytan köpeği bir kemikle kandirip
hemen yanına yaklasarak elindeki flütle kadının burun deliklerine 7 ayri
müzik nagmesi üflemis, kulaklarina da 9 ayri telli saz melodisi göndermiş.
Iste seytanin gönderdigi 7 flüt melodisi kadinlarda 7 ayri ruh hali, 9
telli saz melodisi 9 ayri huy yaratmis.
O zamandan sonra kadinlarda beliren 7 çesit ruh hali ile 9 çesit huy
sayesinde erkekler kadınların ne zaman ne yapacaklarini bilemez olmuşlar.
Bir bakmışlar çok neşeli iken birden bire asik suratli olmuş, bir gülmüs
bir aglamis, bir küsmüs, bir barismis. Kadınların ne zaman ne yapacaklarini
kendileri dahil kimseler bilemez olmuş.
