Işık

Hikayeler532 okunma4 paylaşımGönderen: Emine GEZER

Uzaklarda küçük bir kasabada genç bir adam kendi işini kurdu bu, iki

caddenin köşesinde bir perakendeciydi. Adam dürüst ve dost canlısıydı,

insanlar onu seviyorlardı. Ondan alışveriş yapıyorlar ve arkadaşlarına

tavsiye ediyorlardı. Adam bir yıl içinde bir dükkandan, Amerikanın bir

ucundan diğerine uzanan bir zincir oluşturdu.

Bir gün hastalanıp hastaneye kaldırıldı. Doktorlar az zamanı kalmış

olabileceğinden endişe ediyorlardı. Üç yetişkin çocuğunu yanına çağırdı

ve

onlara bir görev verdi:içinizden biri yıllar boyu uğraşarak kurduğum

şirketimin başına geçecek. Hanginizin bunu hakkettiğine karar vermek

için,

her birinize birer dolar vereceğim. Şimdi gidip bu birer dolarla ne

alabiliyorsanız alacaksınız, ama bu akşam geri döndüğünüzde paranızla

aldığınız şey hastahane odamı bir uçtan bir uca doldurmalı. Çocuklar bu

başarılı şirketi yönetme fırsatı karşısında heyecana kapıldılar. Üçü de

şehre gidip parasını harcadı.

Akşam geri döndüklerinde babaları sordu: "Birinci çocuğum, bir dolarla

ne

yaptın?" Çocuk cevap verdi: "Arkadaşımın çiftliğine gittim, bir

dolarımı

verdim ve iki balya saman aldım. Sonra odadan dışarı çıktı, saman

balyalarını getirdi, açtı ve havaya savurmaya başladı. Oda bir anda

samanlarla dolmuştu. Ama biraz sonra samanların tamamı yere indi ancak

babanın söylediği gibi odayı bir uçtan öbür uca dolduramadı.

Adam sordu: "Peki ikinci çocuğum, sen paranla ne yaptın?" Yorgancıya

gittim. İki tane yastık aldım. Bunu söyleyen çocuk, yastıkları içeri

getirdi, açtı ve tüyleri bütün odaya dağıttı. Zaman içinde bütün tüyler

yere

düştü, böylece oda yine dolmamıştı.

"Sen üçüncü çocuğum, sen paranı ne yaptın?" diye sordu adam. Dolarımı

cebime koyup senin yıllar önceki dükkanın gibi bir dükkana gittim.

Dükkanın

sahibine parayı verdim ve bozmasını istedim. Dolarımın 50 centini

İncil'de

yazıldığı gibi çok değerli bir şeye verdim. 20 centini şehrimizdeki iki

yardım kurumuna bağışladım. 20 centte kiliseye verdim. Böylece bir

onluğum

kaldı. Bununla iki şey aldım. Çocuk elini cebine atıp bir kibrit kutusu

ve

bir mum çıkardı.

Işığı kapatıp mumu yakınca oda mumun yaydığı ışıkla dolmuştu. Oda

samanla

veya tüyle değil, bir uçtan öbür uca ışıkla dolmuştu. Baba memnundu;

"Çok

iyi oğlum. Bu şirketin başına sen geçeceksin, çünkü yaşam hakkında çok

önemli bir şeyi, ışığını yaymayı biliyorsun. Bu çok güzel.

7.2/ 9 · 5 oy

Hikayeler kategorisinden

Hikayeler kategorisinin tamamı »

Rastgele başka bir fıkra »