Hayatın tuzu

Diğer31 okunma

Hintli bir yaşlı usta, çırağının sürekli herşeyden şikayet etmesinden
bıkmıştır. Bir gün çırağını tuz almaya gönderdir.
Hayatındaki herşeyden mutsuz olan çırak döndüğünde, yaşlı usta ona, bir avuç tuzu, bir bardak suya atıp içmesini söyler.
Çırak, yaşlı adamın söylediğini yapar ama içer içmez ağzındakileri tükürmeye başlar.
"Tadı nasıl?" diye soran yaşlı adama öfkeyle "acı" diye cevap verir.
Usta kıkırdayarak çırağını kolundan tutar ve dışarı çıkarır. Sessizce az
ilerdeki gölün kıyısına götürür ve çırağına bu kez de bir avuç tuzu göle atıp, gölden su içmesini söyler. Söyleneni yapan çırak, ağzının kenarlarından akan suyu koluyla silerken aynı soruyu sorar:
"Tadı nasıl?"
"Ferahlatıcı" diye cevap verir genç çırak.
"Tuzun tadını aldın mı?" diye sorar yaşlı adam, " hayır" diye cevaplar
çırağı.
Bunun üzerine yaşlı adam, suyun yanına diz çökmüş olan çırağının yanına oturur ve şöyle der:
"Yaşamdaki acılar tuz gibidir, ne azdır, ne de çok. Acının miktarı hep
aynıdır.
Ancak bu acının şiddeti, neyin içine konulduğuna bağlıdır. Acın olduğunda yapman gereken tek şey acı veren şeyle ilgili hislerini genişletmektir.
Onun için sen de artık bardak olmayı bırak, göl olmaya çalış." Bu güzel nasihattan bir ay sonra çırak olur,
meğer göl kenarındaki fabrikanın zehirli atıkları göle boşalıyordur.
Bunun üzerine Hintli yaşlı usta şöyle der:
"Hassiktir"

Henüz oy verilmemiş
Arkadaşınıza önerin

Adresi saklamıyoruz, yalnızca aynı fıkrayı tekrar göndermemek için tutuyoruz. Postada fıkranın başlığı ve bağlantısı olur.

Diğer kategorisinden

Diğer kategorisinin tamamı »

Rastgele başka bir fıkra »