Ilyas uzun suren bir Amerika yolculugundan donmustu. Temel, agabeyini
havalanindan aldi. Birlikte eve donerlerken, Ilyas sordu.
"Yahu benim sevgili kedim Pamuk ne alemde...ona iyi baktin herhalde ben yokken."kedin öldü." dedi Temel.
Ilyas yikildi birden. Tikandi kaldı...Kendini toparladiginda, soylendi:
"Ne kalpsiz adamsın sen...Pamuk'u ne kadar sevdigimi bilirken, insan
oyle pat diye "oldu" der mi?"
Temel "ya ne der?" gibi bakti agabeyine. Ilyas anlattı:
"Bir kotu haberi daha alistira alistira daha duygusal vermenin yollari vardır. Mesela 'Pamuk bir gun catiya cikti.' diyebilirdin..
'Pamuk bir gün catiya cikti... Itfaiyeyi cagirdik Geldiler ama indiremediler. Sonunda Pamuk hayatta en sevdigi isi yaparken, catida guvercinlerin pesinde kosarken...' falan diye bir seyler soyleyebilirdin.. Cok mu zor boyle anlatmak, duygusuz adam..."
"Kusura bakma agabey" dedi Temel..."bir daha dikkat ederim."
"Oldu." dedi Ilyas.."şimdi soyle bakalım, sen nasılsın, annemle babam nasıl?"
"Seyyyy" dedi.. "Ben iyiyim...annem de iyi...babam birgun catiya
cikti.."
