Buda Geçer

Hikayeler398 okunma3 tavsiyeGönderen: Emine GEZER

Dervişin biri, uzun ve yorucu bir yolculuktan sonra bir köye ulaşır.

Karşısına çıkanlara, kendisine yardım edecek, yemek ve yatak verecek

biri

olup olmadığını sorar.

Köylüler, kendilerinin de fakir olduklarını, evlerinin küçük olduğunu

söyler

ve Şakir diye birinin çiftliğini tarif edip oraya gitmesini salık

verirler.

Derviş yola koyulur, birkaç köylüye daha rastlar. Onların

anlattıklarından,

Şakir in bölgenin en zengin kişilerinden biri olduğunu anlar. Bölgedeki

ikinci zengin ise Haddad adında bir başka çiftlik sahibidir.

Derviş, Şakir in çiftliğine varır. Çok iyi karşılanır, iyi misafir

edilir,

yer, içer, dinlenir. Şakir de ailesi de hem misafirperver hem gönlü

geniş

insanlardır... Yola koyulma zamanı gelip, derviş Şakir e teşekkür

ederken,

"Böyle zengin olduğun için hep şükret" der.

Şakir ise söyle cevap verir: "Hiçbir şey olduğu gibi kalmaz. Bazen

görünen,

gerçeğin kendisi değildir. Bu da geçer..."

Derviş, Şakir in çiftliğinden ayrıldıktan sonra, bu söz üzerine uzun

uzun

düşünür. Birkaç yıl sonra, dervişin yolu yine aynı bölgeye düşer. Şakir

i

hatırlar, bir uğramaya karar verir. Yolda rastladığı köylülerle sohbet

ederken Şakir den söz eder. "Haa o Şakir mi" der köylüler, "O iyice

fakirledi, şimdi Haddad ın yanında çalışıyor."

Derviş hemen Haddad ın çiftliğine gider, Şakir i bulur. Eski dostu

yaşlanmıştır, üzerinde eski püskü giysiler vardır. Üç yıl önceki bir

sel

felâketinde bütün sığırları telef olmuş, evi yıkılmıştır. Topraklan da

işlenemez hale geldiği için tek çare olarak, selden hiç zarar görmemiş

ve

biraz daha zenginleşmiş olan Haddad ın yanında çalışmak kalmıştır.

Şakir ve

ailesi üç yıldır Haddad ın hizmetkârıdır. Şakir bu kez dervişi son

derece

mütevazı olan evinde misafir eder. Kıt kanaat yemeğini onunla

paylaşır...

Derviş vedalaşırken Şakir e olup bitenlerden ötürü ne kadar üzgün

olduğunu

söyler ve Şakir den şu cevabı alır: "Üzülme... Unutma, bu da geçer..."

Derviş gezmeye devam eder ve yedi yıl sonra yolu yine o bölgeye düşer.

Şaşkınlık içinde olan biteni öğrenir. Haddad birkaç yıl önce ölmüş,

ailesi

olmadığı için de bütün varını yoğunu en sadık hizmetkârı ve eski dostu

Şakir

e bırakmıştır. Şakir Haddad ın konağında oturmaktadır, kocaman

arazileri ve

binlerce sığın ile yine yörenin en zengin insanıdır. Derviş eski

dostunu iyi

gördüğü için ne kadar sevindiğini söyler ve yine aynı cevabı alır: "Bu

da

geçer..."

Bir zaman sonra derviş yine Şakir i arar. Ona bir tepeyi işaret

ederler.

Tepede Şakir in mezarı vardır ve taşında şu yazılıdır: "Bu da geçer."

Derviş, "Ölümün nesi geçecek" diye düşünür ve gider. Ertesi yıl Şakir

in

mezarını ziyaret etmek için geri döner, ama ortada ne tepe vardır ne de

mezar. Büyük bir sel gelmiş, tepeyi önüne katmış, Şakir den geriye bir

iz

dahi almamıştır... O aralar ülkenin Sultanı, kendisi için çok değişik

bir

yüzük yapılmasını ister. Öyle bir yüzük ki, mutsuz olduğunda umudunu

tazelesin, mutlu olduğunda ise kendisini mutluluğun tembelliğine

kaptırmaması gerektiğini hatırlatsın... Hiç kimse Sultanı tatmin edecek

böyle bir yüzüğü yapamaz. Sultan ın adamları da bilge dervişi bulup,

yardım

isterler. Derviş, Sultan ın kuyumcusuna hitaben bir mektup yazıp verir.

Kısa

bir süre sonra yüzük Sultan a sunulur. Sultan önce bir şey anlamaz,

çünkü

son derece sade bir yüzüktür bu. Sonra üzerindeki yazıya gözü takılır,

biraz

düşünür ve yüzüne büyük bir mutluluk ışığı yayılır: "Bu da geçer"

yazmaktadır.

7.0/ 9 · 3 oy
Arkadaşınıza önerin

Adresi saklamıyoruz, yalnızca aynı fıkrayı tekrar göndermemek için tutuyoruz. Postada fıkranın başlığı ve bağlantısı olur.

Hikayeler kategorisinden

Hikayeler kategorisinin tamamı »

Rastgele başka bir fıkra »