Ağlama Duvarı

Hikayeler1.346 okunma19 paylaşımGönderen: Emine Gezer

Kudüs'te görevlendirilen bir gazeteci, Aglama Duvari'nin önünden her

geçisinde, yaşlı bir Musevî'nin orada öyle durup dua ettigini fark etmiş.

Bir hafta, iki hafta... sonunda adamla bir röportaj yapmaya karar

vermiş.

Izin alip teybini açmış, sormuş adama:

- Adiniz?

- David. Polonya Yahudisiyim. Yasim 65. Smalla'da bir manav dükkânim

var. Evliyim. Iki çocuğum Tel Aviv'de bir çiçek serasinda çalışıyor...

- Sizi her gün burada, Aglama Duvari'nin önünde, dua ederken görüyorum.

- Evet, her sabah dükkâni açmadan buraya gelirim. Dünya barisi ve

insanlarin kardesligi için dua ederim. Ögle tatilinde bu sefer

insanlarin mutluluğu, acilarin sona ermesi için Yaradan'a yalvaririm.

Aksam da, eve dönerken, bu kez dürüst ve iyi insanlarin esenligi için

dua ederim. Cumartesi günümü de burada, yine dua ederek geçiririm.

- Ne güzel! Kaç senedir bunu sürdürüyorsunuz?

- Israil'e göçtügümden beri, yani 40 yili geçti.

Gazeteci çok etkilenmis, heyecanla sormuş:

- 40 yildir her gün dua ediyorsunuz. 40 yildir yilmadiniz. Bugün nasıl

bir duygu içindesiniz, neler hissediyorsunuz?

Uzun uzun iç geçirmiş yaşlı Musevî; sonra bezgin bir sesle cevap vermiş:

- Vallahi artık bilemiyorum, demiş. Içimde, sanki duvara

konusuyormusum gibi bir his var...

4.3/ 9 · 6 oy

Hikayeler kategorisinden

Hikayeler kategorisinin tamamı »

Rastgele başka bir fıkra »