Üyelik sistemimize üye olursanız;
Beğendiğiniz fıkralardan oluşan bir kategori oluşturabilirsiniz.
Üyeler arasında mesajlaşabilirsiniz.
Arkadaş listenizi yapabilirsiniz.
Fıkralarınızı arkadaşlarınıza yollayabilir, siteye fıkra ekliyebilirsin.

Anasayfa | Rastgele Fıkra | Fıkra Ekle | Anasayfam Yap | Favorilerime ekle | Webmaster


 
 




Sınav [#5031]
Orhan ogün çok yogundu, seçim kampanyaları devam ediyordu.Aceleyle çevirdigi telefonda karşısına çıkan şarkı gibi bir sesle karşılaşınca şaşırdı. Özür dileyip kapattı. Ama o hoş ses, aklından çıkmıyordu. Ertesi sabah erkenden o numarayı aradı. Evet karşısında yine o tatlı ses vardı. Kendisini tanıttı, konuşmaya başladılar.Konuştukça kızdan daha da etkileniyordu.
Günler geçti. Hergün onunla konuşuyordu, onun sesini duymadan güne başlayamıyordu. Kızgın oldugunda sakinleştiriyor, üzgünken neşelendiriyor, monoton günlerinde yeni heyecan aşılıyordu.
O soguk kış günleri bu sıcacık sesle ısınmış ve bahar gelmişti. Bu arada seçim kampanyaları da çetin bir şekilde devam ediyordu.
Bu arada aklından ve kalbinden çıkaramadıgı o kızla evlenmeliyim diye düşünmeye başladı. Bu, kampanyası için de olumlu olurdu. Danışmanı başının etini yiyordu; "Evlenirsen puanların yükselir" diye...Şu ana kadar konuyu pek ciddi düşünmemişti. Neden olmasın dedi ve hızla telefonu çevirdi. Hiç nefes almadan evlenmek istedigini söyledi, kampanyasını anlattı, hayallerinden bahsetti.Onun coşkusu genç kıza da geçmişti. Ama bir anda sessizleşti ve mırıltılı bir sesle "Henüz beni görmediniz ya begenmezseniz?" dedi. Orhan "Bu kadar güzel sesin ve kalbin sahibi çirkin olamaz herhalde" dedi. Bu arada eski neşesini ve coşkusunu kaybetmişti. "O zaman yarın buluşalım" dedi.
Buluşacakları yeri konuştular. Ertesi gün Orhan heyecanla buluşacakları yere geldi. Biraz sonra uzaktan yanında köpegi ile güzel bir kız geliyordu. Acaba o mu diye düşündü. Ama parkın o kısmındaki tek kişi olmasına ragmen ona bakmıyordu. Uzaklara çok uzaklara bakıyordu. Sanırım o degil, dedi. Kızın gözlerinde güneş gözlükleri vardı.Kızın gözlerinin ne renk oldugunu düşünmeden edemedi. KIz, Orhan ile telefondaki melegin buluşacagı havuzun yanına kadar geldi. O da ne? Elinde bir beyaz baston vardı.
Orhan şaşkınlıkla ona bakakaldı. Bu o telefonlarda konuştugu melegiydi. Ama o kördü. Ne yapmalıyım diye düşündü. Kaçıp gitmeli mi? Herşeye ragmen elini tutup konuşmalı ve onunla evlenmeli miydi? Orhan yutkundu ve birkaç adım atıp, kızın yanından geçip sessizce gitti. Parkın dışına çıktıgında son birkez dönüp arkasına baktı. Kız hala uzaklara bakıyor, köpegiyle konuşuyor ve Orhan'ı bekliyordu.
Orhan ,günlerce onu bekleyen kızın hayalini unuamadı. Sürekli dogruyu yaptıgına kendini inandırmaya çalışıyordu. Bazen eli telefona gidiyor, "O gün işim çıktı, gelemedim" diyip, herşeye yeniden başlamayı düşünüyordu.
Günler geçti ve seçimler sonuçlandı. Orhan seçimleri kaybetti. Yine avukatlıga devam etmeye başladı. yeniyıl hazırlıklarının devam ettigi o öglen, sekreteri içeri girerek, davanın 25 dk sonra olacagını hatırlattı.
Hızla hazırlandı. Çantasını alıp adliyeye gitti. yerine geçti oturdu. Önemli bir tecavüz davası görülüyordu ve sanıgı Orhan savunacaktı, işi zordu. Biraz sonra karşı taraf ve hakimde yerlerini almıştı. Orhan, ilk tanıga sorusunu sordu. Moralinin bozulmaması için karşı tarafın avukatına bakmamıştı bile. ikinci tanık ile ilgili notlarına bakarken tanıdık bir ses duydu.Karşı tarafın avukatı konuşuyordu.
Başını kaldırdı daha bir dikkatle baktı. O sırada saçlarını topuz yapmış, menekşe gözlü, dudakları bir çizgi gibi kapalı avukatla gözgöze geldi.
İşte o anda gözlerinde birden başka bir görüntü canlandı. Bu, o parktaki kız olabilir miydi...? Yoksa halisülasyonlar mı görmeye başlamıştı. 2 saat sonra dava bittiginde hiçbirşey hatırlamıyordu. Yanından hızla geçen avukatın peşinden koşup bahçede yakaladı. Tam agzını açıp konuşacaktı ki, o menekşe göze, ta gözbebeklerinin içine kadar sımsıcak bir şeklide baktı. o çizgi halindeki dudaklar güller gibi açarak gülümsedi ve şarkı gibi melodik bir ses duyuldu."Merhaba, ogün sana parkta şaka yapmak istemiştim... Herşeye ragmen beni isteseydin cesurca yanıma gelip bana telefondaki melegim demiş olsaydın. Ya da, 1-2 saniye daha bekleyebilseydin... Oraya sana evet demek için gelmiştim. Oysa sen, kendi kalbini sınavdan geçirdin be başarısız oldun. Bu arada, sürekli aradıgın ya da, parktaki günden sonra hiç aramadıgın telefon, ofisimdeki direk telefondu." dedi ve telefondaki melek yürüyüp gitti...




Arkadaşınıza gönderin

   
 


Fikra Bilgi
Gönderen : Lotus36 Kategori : Hikayeler
Okunma sayısı 7023 Oy veren 32 Puanı 5,59 






En son eklenen 10 fıkra
En iyi 10 fıkra
En çok tavsiye edilen
En çok okunan 10 fıkra

  Ana Sayfa | Reklam | İletişim | Hakkımızda
Destekleyenler | Editörler | Site bilgileri
Fıkra Yollama | Kullanım Şartları

2001-2017 © MAN



Oluşma süresi 0,0313 sn