Üyelik sistemimize üye olursanız;
Beğendiğiniz fıkralardan oluşan bir kategori oluşturabilirsiniz.
Üyeler arasında mesajlaşabilirsiniz.
Arkadaş listenizi yapabilirsiniz.
Fıkralarınızı arkadaşlarınıza yollayabilir, siteye fıkra ekliyebilirsin.

Anasayfa | Rastgele Fıkra | Fıkra Ekle | Anasayfam Yap | Favorilerime ekle | Webmaster


 
 




ECSTASY [#28668]
Genel Özellikler: Son yıllarda giderek yaygınlaşan bir maddedir. Özellikle ülkemize girişi çok yenidir. Polis tarafından ecstasy ilk kez 1995 yılı içerisinde yakalanmıştır. Uyarıcı özellikleri olan, tamamen sentetik olan bir maddedir. Ecstasy yapı olarak amfetaminlere benzer. Bilimsel adı 3,4-metilendioksimetamfetamin (MDMA) ya da XTC olarak geçer.
Ecstasy’e benzeyen MDEA ve MDA adı verilen haplar da piyasada bulunmaktadır. Ancak bunların hepsi genellikle ecstasy adı altında satılır. MDEA ‘nın kişiyi aktive edici bir etkisi vardır. Ancak XTC’ ye göre etkisi daha kısa sürede geçer. MDA’nın ise halüsinasyon yaratıcı etkisi daha fazladır.
MDMA yapısı itibariyle Metamfetaminin bir türevidir. Etkileri bilinç artımı, artan algılama yetisi, keyfin değişmesi ve hareketlilik kazanma gösterilmektedir. Kullanılması neticesinde;

---mide bulantısı,
---şaşkınlık,
---konsantrasyon bozukluğu,
---düşünme ve konuşmada zorlanma görülmektedir.

MDMA yüksek bir ruhsal bağımlılık potansiyeline sahiptir.
MDA maddesinin etkisi alınan doza bağlıdır. Düşük dozlar genelde canlanma etkileri yaparken, yüksek dozda alım halüsinasyonlara ve bozuk algılamalara yol açmaktadır. Kullananlarda madde alındıktan sonra artan bir iletişim kurma ihtiyacından bahsedilmektedir. MDA da yanlış doz kullanımında ölümle sonuçlanan vakalar görülmektedir, 300 mg.'da uzun süreli bitkinlik halleri görülmekte olup, 500 mg.'da ise ölüm gerçekleşmektedir. 1960'lı yıllarda A.B.D.'de MDA tüketimine doğrudan bağlanan ölüm olayları kayda geçmiştir.
Ecstasy’ye karşı tolerans gelişmektedir. Bu nedenle kişi giderek kullandığı madde dozunu artırma gereksinimi duymaktadır. Ecstasy kullanan kişi, kullandığı ortamlarda tekrar bu maddeyi kullanma gereksinimi duymaktadır. Çünkü ecstasy olmadan aynı duyguyu yaşayamamaktadır. Bu durum da bağımlılık belirtisi olarak kabul edilmektedir.
Ecstasy, ülkemizde ve dünyada yeni yeni yaygın olarak kullanılmaya başlanan bir madde olduğundan, beden üstündeki etkileri tam olarak bilinmemektedir. Kimi zaman ecstasy adı verilen başka haplar satılmakta ve kişi bunları kullandığı zaman hem beklediği etkiyi görememekte, hem de bilinmeyen bir kimyasal maddeyi bedenine sokmuş olmaktadır.
Ancak ecstasy alımını takiben ölüm olayı sık olarak görülmektedir. Bu ölümlerin, susuzluktan ve beden ısısının aşırı artmasından kaynaklandığı bildirilmiştir. Kesin nedenler henüz açıklığa kavuşmuş değildir.

Görünüş ve Kullanım: Ecstasy, beyaz, kahverengi, pembe ya da sarı tabletler ya da kapsüller şeklinde bulunur. Tabletlerin üstünde kuş, fil, gülen yüz gibi resimler bulunur. Ex, E, Beyaz Kumrular, Soda, Uçuş, Kanat gibi isimlerle anılır.
Etkiler: Ecstasy, dopamin ve norepinefrin adı verilen maddelerin salınmasına neden olur. Amfetaminlerde etkisini dopamin ve norepinefrin ile gösterir. Ancak ecstasy aynı zamanda serotonin salınımına da yol açar. Serotonin, halüsinojenik maddelerin etkisini göstermesine aracı olan bir maddedir. Bu özellikleri ile ecstasy hem amfetaminlere hem de halüsinojenik maddelere benzer. Bu madde sinir hücresine girdikten sonra serotoninin bol miktarda salınımına neden olur ve serotonin üreten enzimleri engeller.
Ecstasy’nin en önemli etkisi kişiyi aktive etmesi ve bilinç değişikliklerine neden olmasıdır. Bu etkilere alınan doza ve kişinin içinde bulunduğu ruhsal duruma doğrudan bağlıdır. Alındıktan 20 ile 60 dakika içinde etki göstermeye başlar. İlk bir saat içinde en güçlü etkiyi yapar. Dört ile altı saat içinde bu etki sonlanır. Ertesi gün içinde de kimi zaman hafif derecede etkileri gözlenebilir.
Ecstasy, beden ısısını ve kan basıncını artırır. Sıcak, havasız ortamlarda ve çok hareket sonrası beden ısısı ciddi boyutlara ulaşır. Ağızda kuruluk, dişlerde tatsız bir his algılanabilir.
Ecstasy, yönelim ve algı bozukluğu yaratır. Diğer insanlara karşı yakınlık hissi, kendini rahat hissetme, görsel algıda bozulmalara yol açmaktadır. kişi kendini enerjik ve aldırmaz hisseder.

Yoksunluk: Etki geçtikten sonra kişi kendini yorgun ve halsiz hisseder. Baş ağrısı, baş dönmesi gözlenir. Yoksunluk belirtileri nadirdir. Ecstasy kullanımı sonrası depresyon sık olarak gözlenmektedir. Kişide serotonin depolarının bittiği gösterilmiştir. Depresyon buna bağlı olarak gelişmektedir.

Sonuçlar: Beden ısısında artış ve aşırı hareketlilik ciddi sonuçlar doğurabilir. Herhangi bir kalp rahatsızlığı, yüksek tansiyonu ya da zihinsel hastalığı olanların ve epileptik (sara hastalığı) hastaların bu maddeyi kullanması ölümle sonuçlanabilmektedir. Aynı şekilde, astım hastalığı olanlar için de ecstasy çok tehlikelidir.
Ecstasy hapının kullanıldığı ortamların getirdiği ek durumlar, bu maddenin tehlikesini katlayarak arttırmaktadır, nitekim bu uyuşturucunun kullanımı ile birlikte vücuda yapılan sürekli yüklemeler (dans ve seks gibi) asıl tehlikeyi oluşturmaktadır. Normalde, gelişen şartlara göre vücut, mevcut ısısını kendi sisteminde düzenlemektedir. Ancak vücut ısısı, uzun süreli ve yoğun dansın etkisiyle normalden daha da yükselmektedir (42 ' olduğu görülmüştür). Ecstasy sonucu vücut, su içmekle dahi tekrar düzelemeyecek kadar büyük ölçüde su kaybına uğramaktadır. Bunun sonucunda kalp ve yüksek tansiyon sorunları, yüksek ateş ve şok durumları görülmektedir.
Beden ısısının artması iç kanamalara, böbrek üstünde olumsuz etkilere neden olabilir. Bu nedenle sıvı alımı gereklidir. Ancak alkol ya da diğer maddelerin ecstasy ile birlikte kullanımı çok tehlikeli sonuçlar doğurabilir. Ecstasy kullanan kişilerde, ani karaciğer yetmezliği de bildirilmiştir.
Ecstasy kullanımı sonrası koordinasyon bozuklukları gözlenmektedir. Bu nedenle ecstasy alanların, otomobil gibi dikkat gerektiren araçları kullanmamaları önerilmektedir.
Bunun yanı sıra; kalp ritminde bozuklukların ve merkezi krampların görüldüğü olaylar gerçekleşmiştir.
Uzun süre kullanımı sonucu panik ataklar, depresyon, halüsinasyon ve uyku bozukluklarının oluştuğu bildirilmiştir.



Arkadaşınıza gönderin

   
 


Fikra Bilgi
Gönderen : nooluyoz Kategori : Genel kültür
Okunma sayısı 8600 Oy veren 31 Puanı 3,29 






En son eklenen 10 fıkra
En iyi 10 fıkra
En çok tavsiye edilen
En çok okunan 10 fıkra

  Ana Sayfa | Reklam | İletişim | Hakkımızda
Destekleyenler | Editörler | Site bilgileri
Fıkra Yollama | Kullanım Şartları

2001-2017 © MAN



Oluşma süresi 0,0313 sn